SSS


NEFES SEANSI NASIL UYGULANIR?
 Nefes seansında; Nefes terapistinizin liderliğinde, özel nefes teknikleri ile nefes almamız sağlanır.

Nefes sürekli akan bir dalgaya benzer. Ağızdan alınan nefes, karından başlayarak tüm solunum sisteminizi birbirine bağlayarak ve nefes alış-veriş esnasında hiç duraklamadan nefes verildiğinde vücut rahatlar. Sonra bu süreç hiç ara vermeden tekrarlanır. Bu model, yüksek enerjili bir kapalı devre oluşturur ve bu devrenin içinde dönüşüm süreci doğal olarak meydana gelir. Seans süresince, bilincin tüm seviyelerinde dönüşüm geçirilmektedir (fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal). Her seansta doğum travması, geçmiş yaşam travmaları, bastırılmış duygular ve negatif düşünce modelleri güvenli ve hızlı şekilde iyileşir.

Uzman Nefes Koçu eşliğinde, 1,5 -2 saatlik seans sürecinde diyaframatik nefes yanında kundalini, duygu-beden haritası, tonlama, pozitif onaylama cümleleri ve niyet etme gibi yöntemler de yer almaktadır.

 

 

NASIL NEFES ALINIR?  Uzman bir nefes terapisti eşliğinde yapılır.  Seans sırasında tam ve bağlantılı nefes alınır. Nefes seansı boyunca nefes ağızdan aınıp ağızdan veririlir. Nefes alış ve verişi arasında bir duraklama olmaz. Nefes alışı uzun verişi kısa ve rahatlamış şekilde olmalıdır. Sadece nefese odaklanılmalıdır.  Böylece kişi tüm solunum yolunu kullanarak etkin ve doğru nefes almayı öğrenir.

 

SEANS BOYUNCA NİÇİN AĞIZDAN NEFES ALINIP VERİLİR? Normal günlük yaşantımızda nefesi burundan  alıp veririz. Ancak ağızdan nefes,  nefes seansları için gereklidir. Çünkü böylece vücuda daha fazla oksijen alınır . Ayrıca ağız nefesiyle tam ve bağlantılı dairesel nefes tekniği daha kolay  uygulanır. Dönüşümü sağlayan yüksek titreşimli enerji daha kolay yaratılır.

 

 

 

NEFES SEANSI BOYUNCA NELER HİSSEDEBİLİRİM ? Seans sırasında kişinin deneyimleri önceden bilinemez. Nasıl her insanın parmak izi farklı ise yine her insan nefes şekli ve seans sırasındaki deneyimleri birbirinden farklıdır. Nefes seansı sırasında kişi kendi elektromanyetik alanında yüksek frekanslı  enerji yaratır. Bağlantılı Nefes yardımı ile meydana getirilen yüksek frakanslı enerjiyi kullanarak genetik yapımız içinde programlanmış olan anıları aktive ederiz. Bu yüksek titreşimli enerji bedendeki  ve biliçaltındaki düşük titreşimli enerjiyi yukarı çeker. Burada fizik kanunu çalışır. Elektromanyetik alanda düşük titreşimli enerji , yüksek titreşimli enerji ile aynı ortamda bulununca mutlaka yükselir yani yüksek frekanslı enerjiye dönüşür.  Böylece seans boyunca; bu enerji dönüşümleri sırasında kişinin ellerinde, ayaklarında veya vücudun bazı bölgelerinde uyuşmalar, karıncalanmalar olabilir. Tetani (kas kasılmaları) hissedilebilir. Hafif baş ağrıları, baş dönmesi yapabilir. Geçici ağız kuruluğu olabilir. Kişi bilinçaltında dönüşüm sırasında duygu yoğunluğu (neşe,hüzün,vb ) yaşayabilir.  Ancak tüm bu semptomlar nefes seansı sırasında tonlama ile hafifler ve geçer. Seans sonunda ise kişi kendini rahatlamış ve hafiflemiş hisseder.  Önemli olan seans sırasında fiziksel veya duygusal her ne yaşanırsa yaşansın kişinin nefes alış ve verişi rahat olmalı, sürece güvenilmelidir. İşte o zaman gerçek bir dönüşüm ve bütünleşme yaratılır.

 

SEANS SIRASINDA YAŞANAN KASILMALARIN (tetani) ANLAMI VE NEDENİ NEDİR ? Daha çok ilk seanslarda görülür. Seans sırasında yaratılan yüksek titreşimli enerjinin bütünleşmesi sonucunda  el ve ayaklarda kasılmalar,uyuşmalar ve yüz ve boyunda gerilmeler olabilir. Yaşam boyunca bilinçaltına bastırılan korku, öfke ve gerginlik, gibi duygularla ilişkilidir. İyileşme sürecinin parçasıdır. Seans sırasında nefesle ve yapılan sesle şifa (tonlama) yöntemiyle bu duygulardan özgürleşme ve arınma sağlanır. Seans esnasında görülen bu semptomlar seans sonunda normale döner.

 

NEFESİN AKTİVE OLMASI NE DEMEKTİR ? Seans sırasında tam ve bağlantılı nefes alınmaya başlandıktan sonra nefes kişinin bedeninde dalga halinde hareket etmeye başlar. Kişi nefesi değil de adeta nefes kişiyi yönetmektedir. Nefes artık tam veya yarı otomatik bir şekilde dairesel biçimde hareket etmektedir. Bu esnada enerjinin hareketi bedende hissedilir. El ve ayaklarda hafif titreme ve karıncalanmalar olur. Nefeste hiçbir kontrol yoktur; nefes otomatik veya yarı otomatik şeklindedir. Nefeste hiçbir çaba yoktur , tam bir teslimiyet vardır. Artık nefes aktive olmuştur.

 

NEFES İLE HİPERVENTİLASYON  (Kandaki CO2’nin düşmesi) ARASINDAKİ FARK NEDİR ? Hiperventilasyon; Steadman Tıp Sözlüğünde tanımlandığı şekliyle, kandaki karbondioksit yoğunluğunun solunum hızındaki artışa bağlı olarak düşmesidir. Bununla beraber, nefes hızı hiperventilasyonun en önemli parçası değildir, önemli olan nefesle birlikte verilen gazın hacmidir. Bunun sonucu da, kandan daha fazla CO2’nin dışarı çıkması olur. Solunum yaparken nefes verişleri nefes alışlara göre daha güçlü ve daha hacimli olan ve bu nedenle hiperventilasyona girenlerin aksine,  Transformational Breathe uygulayıcıları, bilinçli ve amaçlı nefes alır ve nefes verişlerinde sakinliklerini korurlar, nefesin genişlemiş akciğerlerinin doğal tepkisiyle kendiliğinden boşaltılmasına izin verilir. Nefes koçları bunun için vardır. Doğru nefes tekniği kullanıldığında CO2 gerektiği gibi atılır, pH değeri değişmez ve hiperventilasyon oluşmaz. Nefes’te daha uzun bir nefes alış ve rahatlamış bir nefes verişi vurguladığımız için, oksijen seviyeleri artar ve CO2 seviyeleri de yüksek kalır. Hiperventilasyon yerine süper oksijenlenme durumuna geçilir ki bu da sağlıklı ve güvenli ve istenillen bir durumdur.

 

BİR YETİŞKİNİN AKCİĞER KAPASİTESİ DOĞDUĞUNDAN İTİBAREN NASIL VE NEDEN GERİLİYOR ? Hiç dikkat ettiniz mi bir bebek nasıl nefes alıp verir? Bir bebek nefes alıp verirken karnı şişer ve  iner. Tam bir diyafram nefesi kullanır. Fakat bebek büyümeye başlarken duygular devreye girer. Süt ister ağlar, ilgi ister ağlar, korkar ağlar. Ağlama eyleminde nefes tutulur. Çocukluk ve yetişkinlik evrelerinde de aynı sistem devam eder. Kişi korkar nefesini tutar, ağlar, üzülür nefesini tutar; öfkelenir, sinirlenir nefesini tutar. Zaman zaman bilinçli zaman zaman da bilinçsiz düşünce ve duygularımızı baskılarız. Bilinçaltı düzeyinde düşünme ve hissetme, nefes alışımızla bağıntılıdır.  Güçlü bir duygu hissettiğimizde kendimizi rahatsız hissedersek nefesimizi tutarız, böylece o duyguyu baskılayarak kurtulmaya çalışırız. Nefesimizi tuttuğumuz zaman ise söz konusu enerji hücrelere gönderilerek bastırılır. Bunlar hastalığa ve diğer fiziksel şikayetlere yol açabilir. Yıllar boyu nefesimizi tuttuğumuz için bastırılmış olumsuz enerji birikmiş ve belirli bazı yerlere depolanmıştır. Sonuçta doğal nefes alma becerimizi kaybederiz. Akciğer kapasitemiz %25-30 düzeylerine kadar geriler.

 

GÜNLÜK HAYATIMDA NASIL NEFES ALMALIYIM ? Günlük  hayatımızda solunum burundan olmalıdır. Ağızdan alınıp verilen bağlantılı nefes şekli sadece TN seansı sırasında uygulanır.  Ancak, gün içinde farkındalık yaratarak nefesi tuttuğunuz anları tespit ederek, nefes almayı kendinize hatırlatabilirsiniz. Gün içinde öfkelendiğiniz, üzüldüğünüz anlarda nefesi tutmak yerine birkaç tane bağlantılı ve ağızdan nefes alarak duygularınızı baskılamamış olursunuz. Böylece bilinçli olarak nefesinizi açık tutabilir, nefesinizi tıkayan konularla daha kolay ve bilinçli olarak baş edebilirsiniz.

 

OKSİJEN İLE HASTALIKLAR ARASINDAKİ BAĞLANTI NEDİR ? Vücudumuzdaki hastalık durumu ile hücredeki oksijen yetersizliği arasında doğrudan bir ilişki bulunur. Günümüzde yaklaşık 50’ye yakın anaerobik türü hastalık vardır. Kanser de bunlardan biridir. Anaerobik ‘oksijensiz’ demektir. Bu tip hastalıklar oksijeni olmayan bölgelerde yayılır. Ancak hücreler oksijen ile karşılaştığında bölünme sona erer ve kötü hücreler ölür. Oksijen almanın en etkili ve uygun yöntemi; kendi nefesimizi iyileştirmek ve arttırmaktır. Transformational Breathe’in en önemli yararlarından biri; hücrelere yüksek miktarda oksijen sağlamasıdır.

 

NEFES ÇOCUKLARA VEYA BEBEKLERE UYGULANABİLİR Mİ ? Yeni doğmuş bebeklerde de nefes çok etkilidir. Transformational Breathe ile bebeğin doğum ve diğer baskılandırılmış travmaları çözülür ve nefes harekete geçer. Alt solunum sistemi açıldıktan sonra, yeni doğmuş bebeklerin çoğunda daha iyi sindirim, rahatlama ve daha iyi bir uyku düzeni oluşur. Diğer yandan çocuklar da kendilerini ifade etme sorunu yaşarlar. Hissettikleri olumsuz duygularla nasıl başedeceklerini bilemezler ve  bu duygularını bastırabilirler. Bu sistem; genç veya yaşlı,  tüm bireyleri; seanslar sırasında ve hayatları boyunca tüm duygularını geldiği gibi ifade etmeye teşvik eder. Duygular ortaya çıktığında; enerji düzenlerini değiştirerek çözüm bulmaları için nasıl nefes almaları veya ses vermeleri gerektiği gösterilir. Bu hislerin ifade edilmesinin doğru olduğu vurgulanır.

 

NEFES SEANSI ÖNCESİ NE GİBİ HAZIRLIKLAR YAPMAM GEREKİR ? Seans’a hafif veya rahat kıyafetlerle girilmesi tavsiye edilir.  Seansa aç karnına veya hafif birşeyler yendikten sonra girmek daha iyi olur. Tok karın rahatsızlık verebilir. Seansa tam teslimiyet, güven ve değişime izin veren bir kabullenme ile katılmanız tavsiye edilir.

 

 

 

NEFES SİSTEMİNİ TAM OLARAK AÇMAM İÇİN KAÇ SEANSA KATILMAMA GEREKİR ? Aslında nefesin tam olarak açılması kişiden kişiye değişir. Ancak; ortalama olarak, bireysel veya grup ortamında aldığınız yaklaşık 7-8 nefes seansı sonucunda solunum sisteminiz açılır. Bir sonraki aşama ise, Nefesini Yenile(Reclaim Your Breath) hafta sonu workshop’larına veya Nefes seminerine katılarak  kendi kendinize nefes alma seansı uygulayabilecek düzeye gelmenizdir.

 

DEVAMLI AÇIK NEFESE (Solunum Yolu) SAHİP OLMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR ? Önce bir nefes uzmanı eşliğinde yeterli miktarda yapılan seanslar sonrasında ; kendi kendinize günde 3-5 dakikalık yapılan bağlantılı nefes alıştırmaları kısa vadede etkili olacaktır. Öte yandan;  Nefes seminerine katılım sonunda  ise; kişi kendi kendine tam seans yapabilme bilgi ve becerisine ulaşır. Böylece,  haftada bir kendi kendine tam seans ve hergün yapılan 100 neşe nefesi solunum sisteminizin her zaman açık olmasını sağlayacaktır. NOT: Eğitim almadan kendi kendine tam seans yapılması sakıncalıdır.



 

 

loading